Biliyorum ki gölgeniz yabancı. Bizden önce kelimelerimiz karşı koyar birbirine. Siz belki yıldızları çalıp yok edebilirsiniz, belki beni de yok edebilirsiniz, ama gökyüzü size fazla gelir. Bilmediğim bir sebeple canımı yakıyor kelimeleriniz beyefendi, sinirlerimi geriyorlar. Birbirimize neden hiç yakın olamadığımızı ve olamayacağımızı bir kez daha anlamış bulunuyorum.
Tam olarak bunun gibi bir şey. Pamuklara sarıp sarmalayacak halimiz yoktu ya elbet. Duvarları yokluğunun rengine de boyamıyorum elbet, haksızlık olurdu gergin suskunluğuna. Kendi rengime boyanmam gerek artık. İkimizin toplamı bir adam etmediği gibi, renklerimizin karışımı da bir halta benzemiyor anlayacağın. Gölge oyuncularıyız biz, parmaklarımızdan ve hayal gücümüzden başka bir şey değiliz.
Yine de, her kapıyı açmak için maymuncuk kullanmakla, maymunculuk oynamayı birbirine karıştırmıyoruz hiç değilse. Bir kere olmayacağını hissettiysen, bir daha hiç olmayacaktır. İlki zorlama, ikincisi tesadüfse ve üçüncüsü kendiliğinden gerçekleşmiyorsa... Neyse. Bıraktım, gitti. Bıraktım, git.
Bıraktım, gittim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder