Cuma, Aralık 10, 2010

Beş mevsim.

"Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır, beş mevsim yaşarım yılda..."

Hiç dönüp bakmadan "hoşçakal" dedin mi hayatında? Bir limonlu votka tadında, adını unutarak, neye benzediğini bilmeye/hissetmeye çalışmadan, ve içindeki ağlama isteğini bastırarak dönüp gitmek gecenin ilerleyen saatlerinin başında.

Ve hiç tanımadım. Aslında tanımadığın birini yıllardır tanıyormuş gibi hissetme klişesi bir gün başımıza gelecek hepimizin.

Tanıdığını sandıkların ayrı hikayelerdir her zaman. Tanıdığını sandıklarını sandıklara saklama zamanı gelmiştir belki.

Keşke bir lafınızla çocuk, bir lafınızla da kocaman kız olsaydım. Hiçbirimizin kafası karışmazdı bence o zaman.

"Ben sanki bir gazetenin hiç okunmayan yerlerindeyim."

Ben sanki hep gazete okur görünüp de aslında bir boktan haberi olmayanların gözüne çarpan en gereksiz haberim. Bir şey biliyorum diye sevinip de aslında bir halt bilmeyenlerin, bilir görünmesini sağlarım ben.

Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anı kadar doğal, baştan savma ve huzursuzluk verir derecede sempatiktir benim. Aynı onun gibi, dokunsan ağlarım, sebepsiz. Çünkü bir iç çekme anı kadar huzursuzum; çünkü öncesinin pişmanlığı ve sonrasının telaşı, endişesi vardır içimde.

Yaşamım telaşlı bir şarkıcının iç çekme anıdır. Bilmediğim adam/kadın isimleri geçer bütün şarkılarda, yüklemlere boğulmuş. Bilmediğim adamlar/kadınlar ölür hep. Merak ederim ama bana masal olarak anlatılsın isterim hepsi. Sıkılırım çünkü ben. İki nefes arasında bile sıkılırım, beklerim gerçekten nefes alabildiğim o ilk anı. Sonrası sıkar, ciğerlerimden hava boşaldıkça boşalır elim ayağım...


-
Aynı şeyi bir kez daha yaşamıştım. Birbirini asla bastıramayan iki şey; ruhsal hazzın doruklarındaymışçasına gülme ve bir yandan deli gibi ağlama isteği. Farkındalık ve empati sınırlarını zorlama. Zaman kavramını yitirme ve algıların hiçbir engel kabul etmemesi.
-


Ritme bırak kendini çocuk. Müzik budur. Ve asla geri gelmeyecek şeyler vardır, biri de bu gecedir. Yaşayabildiğin kadarını yanına al, güzelse daha güzelini isteme; kötüyse de daha kötüsü olmadığı için mutlu ol; ve siktir git uyu artık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder