Pazartesi, Kasım 15, 2010

"Saat 3'tü, 5 olmuş. Bir sigara bile içmedim. Yalan."

Bir türlü öğrenemedim.

Her istediğimi yapabilecek kadar özgür doğmadığımı, ve asıl kuralın bu olduğunu. Evet atılırız oyundan, benzemezsek onlara. Çok ayıp olmuş...

Annemin, beni doğuran insanın ağlamasına bile dayanabiliyorsam aslında bazı şeylere de dayanabilirim. Yine de sanki bu saçmalıkların hepsinden önce ben kendi ellerimle gırtlağımı sıkacakmışım gibi gelmeye başladı. Ahkâm kesmekle olmuyormuş büyümek, tek başına kalabileceğini hissettiğin an en ufak şüphe duymamakla başlıyormuş büyümek. Onca zaman sonra bunu anlamam sadece 1 dakikamı aldı. İlginçti.

Ve 'canım', herkesi sevmekle kaşar olunsaydı bütün hümanistler boku yemişti bence. Ki, hata olan, bir insanı tanımadan sevmek de değil, bir insanı tanımadan ona bel bağlamak. Zaman gelir yanından kovduklarını mumla ararsın.

Sonuç olarak, çok uykum var. Geçtiğimiz 2 gün içinde kafayı yemediğime, ya da bi yerlere vurup yarmadığıma şükür şimdilik. Neyse, yarın çalışıyorum. İyi ki çalışıyorum. Cafeyi ve ordaki insanları seviyorum. O kadar. Kafamın dolu olmasını seviyorum, bişeylerle uğraşmayı, konsantre olabilmeyi.. Evet tam olarak bu.

Uyku.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder