Ufacık şeylerden mutlu olmayı tekrar hatırlatan insana ithaf ettim bu yazımı.
Hayatımın en boktan senesini, ve bu senenin en boktan 3 ayını geçirirken birdenbire en sevdiklerim arasına giriverdin. Çalışmak yorucuymuş ama bunun bile en güzel yanı para kazanmak değil, molalarda yanına kaçıp seninle bir sigara içimlik muhabbet edebilmek, eve geç kalmak pahasına işten çıkışını beklemekmiş. Daha fazlasını istemezcesine mutluyum şu günlerde, bir lafınla, bir ilginle, bir sarılışın ve bir gülüşünle.
Benim gibi buluttan nem kapan bir insanı bunca yıldır en yakın dostlarım, ailem bile adam edemediyse, ve son zamanlarda bunu yapabilen; içimi rahatlatıp biraz olsun huzur veren bir insan varsa o da sensin bence.
Bazı şeyler için çok erken, bazı şeyler için çok geç belki ama, 2 gün yüzünü göremeyeceğim diye üzülürken sen bunu bilmeksizin beni görmeye geldiğinde... Kontrolsüz duygularım ve sevinçlerim. Mutluyum sadece. "İyi ki varsın" ya da "Hep ol, hep kal" hatasına düşmeyeceğim bir daha ama... Ne güzel varlığın. Adın ne güzel. Ne güzelsin sen =)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder