Bugün tek bir şey gördüm ve paylaşmak istedim: Yıllardır gözlemlediğiniz modeller, gözünüzün önünde olan biten olaylar ve asla (içinde) olmak istemediğiniz şeyler vardır. Tam tersi şekilde yetiştirirsiniz kendinizi, onlara uzak yaşarsınız. Ama bir gün gelir onlarla aynı kefeye konursunuz. Çünkü insanlar bahane ararlar. Çünkü insanlar sığdır, ve sinirlerini bir yere boşaltmak zorundadırlar; bu da genellikle yapılan şey karşılığında onlara diş geçirmeyecek (ya da öyle gördükleri) biri olur. Nitekim bu insanların bariz özgüven sorunları vardır ve dedikodu yapmayı, ya da başka insanları da doldurmayı çok severler. Çünkü sadece içlerini rahatlatmaya ihtiyaçları vardır ve bunun en güzel yöntemidir herhangi birini suçlamak, kendine eğlence çıkarmak. Sonuç olarak, ben ve benim gibiler, yalnızca olmak istemediklerimizi olmadığımızla kalırız; ama çoğunlukla anlatamayız. Ki bu güçsüzlüğümüzü göstermez, bunu da anladım. Sünepe beyinler anlamazlar, asıl gücün sessizlik ve sakinlikten geldiğini. Hassas olmanın, duyarlı olmanın aslında insanı ne kadar güçlü kılabileceğini. O yüzden üzüldüğüm bir nokta yok, üzüldüğümü sanıp canını sıkan dostlarım var bunu okuyan. İçiniz rahat olsun.
Ama diğerlerine son sözüm şudur; bana güvenmeyin. Çünkü her an çirkinleşebilirim, ve aslında olduğumu düşündüğünüz değil, "bu durumda olması gereken ben" olurum. Ki bu da bana yapılan ithamlardan çok daha ağır gelebilir size. Umarım anlatabildim.
Ha bir de, 4S kuralı geçersizdir. Bilginize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder