Perşembe, Ekim 28, 2010

Boş(muş.)

Boş yazıyorum güzelim. Boşa okuyorsun.

Yeniden gözlemlemeye başladım insanları, çevremdekileri... Duruşumu sakinleştirip, bakışlarımı boşlaştıran çok şey oldu. Büyümeye çalışırken, ve hatta büyüdüğümü iddia ederken hala çocuk gibi ağlıyorum arasıra yatağıma uzanıp. Rüya görüp anlamlandırmaya çalışıyor, arkasından da unutuyorum. Ama hep aynı rüyaları görüyorum son 3 senedir. Tanımadığım insanlar görüyor, ardından teker teker tanışıyorum hepsiyle.

Sesler arıyorum, ama körelmişim artık, hatırlatılmadıkça bulamıyorum çoğu şeyi. Eskiden tesadüfler eğlenceli gelirdi hep, şimdiyse çok can sıkıcılar. Ekstremlik rutine bağlayınca normalite şaşırtıcı oluyor tabi.

Ve birşey diyeyim mi, artık dert dinlemek ya da dert anlatmak istemiyorum. Etrafımda kafamı saçma sapan şeylerle dolduran değil, kafamı dağıtacak şeyler söyleyen, ama beni umursayan insanlara yer var. Gerisi de lokumu yesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder