Keşke şu "anger management" olayını becerebilsem.
Keşke, sonunun nereye varacağını bildiğim şeyleri yönlendirebilme gücüm varken hıncıma yenik düşmesem.
"Keşke altıncı hislerimi ameliyatla aldırabilme" hayalimi gerçekleştirsem.
Keşke hayatıma giren, hayatımda bulunan, hayatıma bundan sonra girecek bütün sinsilikleri bir kağıt parçası gibi buruşturup çöp sepetine basket atma denemeleri yapsam.
Keşke, şu keşkelerimden bir defa olsun ders alsam...
Bitti.. Üzülemiyorum. Üzülmeye vaktim olsun istemiyorum bi yandan, işime geliyor, çünkü aklıma en ufak birşey geldiğinde bile canımın acısını dindirecek telkinleri yapmak kendi kendime, beni inanılmaz yoruyor.
Bazı 'ilk'leri yaşamak kötüdür. Aptal olmadığın halde aptal yerine konulup, hakedildiği şekilde karşılığını verdiğinde bile aynı pişkinliğe, aynı yüzsüzlüğe maruz kalmak da.
Evet, üzülemiyorum. Artık sadece günde 2 paket sigara içiyor ve normalde hiç ilgilenmediğim şeylerle ilgilenip, kafamı her zamankinden daha da meşgul ediyorum.
Bana bütün kattığın bu.
Yine de mutluyum yanımda olanlarla, ve yanımda kalanlarla. Yarayı kaşımadıkça kapanmaz belki ama, dibe ne zaman vuracağını hiçbir zaman bilememen asıl mesele..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder