Kompleksler, tezatlar ve tesadüfler. Kafamda mı çalıyor acaba diye merak ederken, Feist'ın sesi girdi araya, "What is there to know, all this is what it is". Yürüyorken duraksadım bir an ve sesin geldiği o yıllarımın geçtiği mekana baktım. Her şey aynı ve bir o kadar yabancı. Nereye gittiğim önemli değil, sadece şu günün sonunda gerçekten büyümüş olduğumu görebiliyorum; duygularımı kontrol edebilmeyi öğrendiğimi, mantığıma sahip çıkabildiğimi. "Benim" diyenden çok daha duyarlı olabilmek güzel. Duyarlı insanları tanıyor olmak da güzel. Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık modasından kurtulup, aslında dışardan bakınca çoğu kişiye boş görünenleri yakından tanıyabilmek öyle ya da böyle.
2011'in son gününe girerken düşündüklerim şunlar: Her ne kadar yeni yıl triplerine girmeyi başaramayan bir insan olsam da, 2012 yılının 1 Ocak'ından 31 Aralık'ına kadar her günün önceki yılların önceki günleri gibi olacağını bilsem de; sadece sağlıklı başarılı ve hayatıma burnunu sokmayı kendine görev edinmiş insanlardan arınmış bir çevrede geçireceğim bir yıl dilemek istiyorum kendime.
Ben süperim, keyfime değmeyin gençler. Manzaraya daldım ses çıkarma misali. Haydi kolay gelsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder