Asabiyet alışkanlık olursa...
Unutkanlık, b12'lerini almayı bile unutacak dereceye geliyorsa... :) Saat kaçta yatıyorsan yat, günün en az ilk 10 saatini kaçırmış oluyorsan... Gün sonunda o güne dair aklında kalan anlar yalnızca otobüste/dolmuşta/yolda geçirdiğin vakitler oluyorsa...
Sadece fiziksel olarak yorgunum. Başka açıklaması yok galiba. Sınırlı miktardaki ATP'lerimi antin kuntin işlere zihnen/fiziken harcayınca, kaslardaki laktik asit beyne vurup toksik etki yapıyor herhalde (kurduğum cümlenin biyolojik bir açıklaması ya da karşılığı yoktur, tamamen saçmalama ürünüdür yanlış bilgilendirme olmasın) :)
Yeniden fotoğraf çekmeliyim eskisi gibi, yeniden müzik yapmalıyım (şarkı söylemeyi çok özledim!), yeniden enerjimi dönüşümlü olarak tüketen-yenileyen aksiyonlara geri dönmeliyim. "Günü yaşama" felsefesini "günü kurtarma", hatta çoğu zaman "günü kurtarma operasyonu" şeklinde algılayıp olaydan epeyce sapmışım sanki. Evet kendi kendime iyi-kötü, hırsız-polis, hatta abartıp vampir-köylü filan oynuyorum o derece. (höh!)
Neyse sevgili okur, içimdeki melankolik öküze sakinleştirici vurdum bu aralar, yatıyor öylece yerinde, için rahat olsun. Ben işime gücüme bakıyorum -en azından niyetim, amacım gayem filan her neyse işte, budur- , 3-5 insandan fazlası da açıkçası beni bağlamıyor çok fazla. Dışarda bi'şeyler oluyor. Herkes bir şeyler yaşıyor. Ee, sonuç? Bunun cevabından gerisi yalandır, yanlıştır, uydurmadır, gözüm görmesin benden uzak olsundur.
Sizi kutsal gözlemlerinizle başbaşa bırakıyorum.
"See ya'll there."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder