Pazar, Kasım 04, 2012

Tedavi.

Hayatınızda -zahmet edip- bir kez olsun doğruyu söylemeye cesaretiniz olmalı. Kangrenli ilişkilere, arkadaşlıklara, aile bağlarına karnımız doymadıkça gözümüz de doymayacak çünkü. Bir insanı hayatından çıkarmak, onu hayatına almaktan daha kolaydır oysaki. Tek mesele cesaret. Herkesin ne dediği çok umrumuzda çünkü. Evet, istisnamız yok; umrunda olanla olmayan arasındaki fark, az ve çok arasındaki fark kadar.

Bazı kavramları yanlış öğrenmiş olmamızın suçlusu ne yetiştirilme tarzımız, ne yetiştiğimiz yer, ne ekonomik-toplumsal-kültürel statülerimiz. Tek sebebi bizleriz. Bir kez olsun bize dayatılan, ya da bildiğimizi sandığımız (hadi hissettiklerimiz de buna dahil olsun) şeyleri "Lan doğru mu biliyorum acaba?" diye sorguladık mı gerçekten? "Öteki"ni neden kendi sınırları dahilinde "öteki" olarak bırakmadık; neden düşmanlarımızı bile içselleştirdik? Çünkü bilemedik; "düşmanını iyi tanıyacaksın" diyenleri dinlediğimizde düşmanımızı aslında kendi sınırlarımıza soktuğumuzu. Garanti kapsamından biz çıkardık bahanelerimizi. Mızmızlanmaya hakkımız yok bu yüzden. Her ne yaptıysak "elimize sağlık" diyelim, olsun bitsin artık. Kendimi yalanlayamam. Bir kez olsun sizin de kabullenmenizi dilerdim.

Harcamak istemezsin bazen, ama bazı şeyler çevresel etkilerle kendi kendilerini harcamaya meyillidirler zaten. Yapacak fazla şey yoksa, kafanı çevirip yürümeye devam edersin. Herkesin kendi yolu var; benim de çok fazla söyleyeceğim. Hep konuşurum ama parça parça susarım.

Kafamı gerçekten önüme çevirdiğimden emin olana dek devam edeceğim tedavi arayışlarına. Bu seferkinin bu kadar çabuk geleceğini bilemezdim.

Kendi kendinin en büyük düşmanı olan her Homo sapiens'e hediyem olsun bu sözlerim. En çok da bana.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder