Çarşamba, Kasım 09, 2011

Kelimeler.

Tam bir hafta karşı kaldırımdan yürüdüm.
Görünmez olduğumu zannederek. En azından öyle umarak.
Aylar sonra kendimi ummadığım bir şekilde, ummadığım bir konuşmayı yaparken bulduğumda, aslında O'nun, onun için hissettiklerinin aynını O'na karşı hissediyordum. Ne güzel, ve ne kadar kötü. O'nunla ilgili her şey aslında ne kadar güzel ve ne kadar kötü, düşünüyorum da; bu bir ikilem değil, sadece hayatımda birbiriyle zıt ve çok güçlü duyguları aynı anda bana yaşatan tek insan O. O'na o kadar saygı duyuyorum ki... Belki de bu yüzden artık gördüğümde boynuna eskisi gibi sarılamıyor, kimi zaman görmezden gelip gidiyor ve hatta yüzüne bakmıyorum.

Bana bunları yazdıransa yaz sonundan beri kendisini uzaktan bir iki dakikalığına görüşümdü; geçen kış çalıştığı yerde, geçen kış giydikleriyle ve geçen kış taktığı beresiyle...

Ve 4 gün sonra, o günün üzerinden tam 1 sene geçmiş olacak.

Bazı duygular zamanla azalır, bazıları artar, bazılarıysa değişir. Ama hiçbiri yok olmaz. Yok olduğuna şahit olmadım; ve inanmıyorum.

"we're just two lost souls swimming in a fish bowl, year after year,
running over the same old ground. what have we found?
the same old fears.
wish you were here."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder