Korunmaya çalışılmaktan gerçekten hoşlanmıyorum. Soluk boruna doğru uzanan ince uzun parmakların o minik kemiklerini teker teker kırmaya cesaretin yoksa oturur küçük eğlenceliklerini düşünürsün. Soyunu kıramadığın tüm niyetlerin birleşip o zavallı kaltakların sinsi sırıtışlarını alır senin suratına yerleştirir nihayetinde. Acınası derecede çaresiz, bir o kadar yüzsüz tehditlerini de kulaklarına.. Yazık.
Oysa zaman portatiftir ve katları düzgünce açabilmek yalnızca gerizekâlılığınla ters orantılıdır. Ve öfke göründüğünden çok daha tehlikelidir ki, onu akıllı kullanayım derken oyuncak olursun. Öfke kafa karıştırır, öfke unutturur.. Artık kaybedeceğin hiçbir şeyin olmadığını düşünürken bir anda tek kaybettiğinin aklın olduğunu hatırlar ve gülersin tüm o delilerin hatrına.
Düşmedim, ama ayağa kalkıp yapacaklarım beni çok ürkütüyor artık..
Ha, bu da benden hediye olsun selamlarımla beraber..
"
There's a look on your face I would like to knock out
See the sin in your grin and the shape of your mouth
All I want is to see you in terrible pain
Though we won't ever meet I remember your name
Can't believe you were once just like anyone else
Then you grew and became like the devil himself
Pray to god I think of a nice thing to say
But I don't think I can so fuck you anyway"
Ama sen ne kadar harika özetlemişsin durumu. O vakit bu şarkıda benden, bize gelsin. Forgiveness-Bluetech
YanıtlaSilBeni anladığını biliyorum. Ne kadar benzediğimizi de öyle.. :) Bütün güzel şarkılar bizim olsun ki ^.^
YanıtlaSil