Evvel zamanlar, kalbur samanlar içinde çocuk oyunları oynardık. O zamanların develeri pire, tellâller ise berber oldu şimdi. Masalların kesişim kümelerine dahil olanlar, gel beraber bir yeni küme oluşturalım derken örnek uzayda kayboldular..
Karınca yuvalarına çomak sokan çocuklar, işaret parmaklarıyla orta parmakları arasına tütün sıkıştırıp zehir içer oldular oyunları tükenince sıkıntıdan. Eskiye özlemlerinden yazılar yazdılar. Tükenmez kalemlerin mürekkepleri tükendi, yaprakları koparılan defterlerin kapakları kaldı geriye. Sonra kelimeler azaldı, yaşam hızlandıkça. Doyuma ulaştıklarını sandılar, kelimeler olmadan daha rahat yaşarız sandılar ama kelimeler de yalnız kaldıkları için terkettiler onları. Geriye yine iki parmaklarının arasındaki kalem kaldı, kağıt üzerinde kımılda(ya)mayan. Kalemi de kendileri kırdılar..
Gözlerini açıp kapayıncaya kadar kırk gün kırk gece geçti. Bir damla uyuyamadılar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder