Cuma, Mart 19, 2010

yine de..

Telefon sesi. Annemin uyandırışı. Mutfaktan bağırış çağırışlar. Uyku hali, sersemlik ve o sersemlik halinin verdiği gevşeklikle bağdaşmış sinir. Hiddetle çarpılan bir kapı, hıncını alamama, ve sonucunda iki sakat parmak.

Kahvaltı. Güneşli bir öğle vakti tesadüfü, keyifli sohbetler, biraz yürüyüş. Dengesiz modlar. İnsanlar...

Silinen telefon numaraları. Haklılar, haksızlar, kıranlar, sevenler, sevilmeyenler, kırılanlar, umursanmayanlar, unutulanlar...

Kararsızlık anı. Her zamanki gibi, ayarlansa bu kadar düzenli olmayacak kadar dakik ve yerinde bir tesadüf. Boşveriyorum. Düşünmemeye çalışıyorum.

Ufak bir sitem sonra içten içe. Kendime kızıp "Yok artık abartma, ayıp" diyorum. Susuyorum.

Sonra üstünden kaymağı alınan koskoca bir özlem. Kocaman, sıcacık bi sevgi. Gerçekten değer verdiğin insanlar var. Nereye gidersen git. Nereye giderse gitsin. Konuşulacak şeyler var...

Bir masada oturmuş kedi gibi sessiz sessiz ağlayan bir arkadaş. Birileri gitmeye teşne, birileri kalmakla gitmek arasında, birileri gitmek istiyor ama korkuyor. Birileri var. Sevdiğim birileri var. Özlemişim. Kafam karışıyor. Biraz üzülüyorum.

Otobüse biniyorum, canım muavinle atışmak istiyor. Bir güzel atışıyoruz. Bi şarkı açıyorum sonra. Keyifli bir gün.

"Yine de keyifli bir gün.."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder